Türkiye ekonomisi 1990'lı yıllar boyunca enflasyonun sert bir artış gösterdiği ve bankaların çöküntüye uğradığı 1994 ve 1997 yıllarındaki mali krizler de dahil olacak şekilde aşırı enflasyon tarafından kesintiye uğrayan büyüme dönemleri ile karakterize edilmektedir.
1999 yılında meydana gelen iki deprem ise ekonomiyi daha da enkaz haline getirmiştir. Ekonomik sorunların ortaya çıkmasına neden olan siyasi öğelerin yanı sıra uygulanan politikalar konusunda birbiri ile mutabık olmayan koalisyon hükümetleri mevcuttur. Enflasyon 1999 yılında %75 olarak kayıtlara geçmiştir ve para birimi 1 ABD Dolarının 1.7 milyon TL değerine ulaşacağı şekilde ABD Doları karşısında sürekli olarak değer kaybetmiştir.
Ekonomi ancak 2002 yılında tek parti tarafından yönetilen bir hükümetin iktidara gelmesi ile kararlı bir hal almıştır. Para birimi 2003 yılında Türk Lirasından altı sıfırın atılması suretiyle yeniden düzenlenmiştir. Kambiyo kuru bu düzenlemeden sonra 1 ABD Dolarına karşın yaklaşık 1.5 milyon TL civarında sabitlenmiştir.
Yeni TL biriminin kullanılmasından itibaren Türkiye’nin enflasyon oranı normal bir aralıkta kalarak tek haneli rakamlara gerilemiştir. Para biriminde ve ekonomide uygulanan reformlar gayrimenkul sektörü açısından olumlu sonuçlar doğururken aynı zamanda özellikle konut ve ticari gayrimenkul sektörlerindeki doğrudan yabancı yatırımların artmasına yol açmıştır.
Kiralama ve sermaye değerleri önemli ölçüde artış göstermiş olsa da halen Avrupa standartlarının oldukça altındadır.